Ezginin Günlüğü Çanakkale
Haziran 2017 | ABD’li Sosyoloji profesörü Sumi Colligan Gezi Direnişi’nden sonra her yıl Türkiye’ye geliyor, röportajlarla, incelemelerle Gezi sürecinin toplum üzerindeki sosyolojik etkilerini araştırıyordu. Aslında o yıllarda çalışmalarında ona kız arkadaşım asistanlık yapıyordu. Kendisiyle önceki sene tanışmıştım ama birlikte çok fazla vakit geçirme fırsatımız olmamıştı.
Sumi’nin bu gelişinde ise seyahati boyunca şoförlüklerini ben yapacaktım. Aylardır yaptığımız plan öyleydi. Hayat planımız değişmiş olabilir ama biz Sumi’yi de kapsayan bu planı bozmadık. Sonuçta özel gündemimiz ayrı, verdiğimiz sözler, sorumluluklarımız ayrı şeyler.
Ara ara sinemadan, filmlerden gidiyorum, oradan aklıma geldi, Şimdi ya da Asla (The Bucket List) filmini çok sevmiştim. Ama hiç öyle bir liste yapmayı beceremedim. Özendim bir ara, olmadı. Onun yerine benim bir “Tanıdığım muhteşem insanlar” listem oldu.
Yolculuğumu anlatırken ara ara onları size sunuyorum, belki bir gün denk gelir tanışırsınız.
Göçebe hayatımdaki bu ilk yol maceramda işte o listemde hızla üst sıralara yükselen Sumi ile birlikte iki haftalık bir yolculuğa çıktık. Her şeyden önce Sumi’yi o yolculukta tanımaya başladım.
“I feel most engaged when I am seeing new places and meeting new people.”
(Kendimi en çok yeni yerler gördüğümde ve yeni insanlarla tanıştığımda dolu hissediyorum)
Kendisini böyle anlatan birinin gönlümde hızla taht kurması, listemde üst sıralara yerleşmesi rastlantı değil.
Sonuç olarak, Sumi Amerika’dan geldi; İstanbul’dan yola çıktık, Trakya’nın, yolun tadını çıkarta çıkarta Tekirdağ’da bir köfte molasının ardından Çanakkale’ye geçtik. Gelibolu yarımadasını gezdik, şehitlikleri ziyaret ettik. Büyük rastlantı, o gece Çanakkale Özgürlük Parkı’nda açık havada harika bir Ezginin Günlüğü konseri dinledik.
Ezginin Günlüğü Çanakkale Konseri
Ezginin Günlüğü grubunun bendeki yeri çok ayrı. Üniversite yıllarımızda en çok onları dinlerdim. Şarkılarını albümdeki sıralarıyla ezbere bilirdim. Grubun kurucusu Nadir Göktürk, sonra Emin İgüs, ilerleyen yıllarda Hüsnü Arkan. Daha pek çok kıymetli müzisyen grubun farklı dönemlerindeki eserlerine katkı koymuş hayatımıza girmiştir.
Yıllarca hayran hayran dinlediğim, her şarkısını ezberlediğim grubun bugünkü üyeleriyle, gün geldi arkadaş oldum. Örneğin Nadir Göktürk’e pandemiden önce çıktığı son konserde Nadir Abi diye hitap edebilmek, Hüsnü Arkan’la bir sefer bile olsa aynı masaya oturup rakı içebilmek, grubun herbiri birbirinden değerli üyeleriyle arkadaş olmak hayatın bana verdiği en büyük ödüllerden biri oldu.
Hayat bizlere yaşattığı mucizelerle güzel.





O geceki konser fotoğrafları yine çok sevdiğim arkadaşım Jale Tan’ın gözlerinin yakaladığı fotoğraflardır. Fotoğrafçılığı bir yana, çok yönlü, özel bir insandır. Bilin istedim.
Konserin ertesi günü tekrar yola koyulduk.
Özetle, Ayvalık, Bademli, Bodrum, Turgutreis, röportajlar, antik şehirler, doğa yürüyüşleri. Bir cümlede geçtiğim ve hepsi ayrı anı barındıran bu yerlerin hakkını yemek istemiyorum. İşin o kısmını lâyıkıyla yapacak gezgin arkadaşlarıma bırakıyorum.
Sumi gittiğimiz her yerde insanlarla görüşüyor, röportajlar yapıyordu. Bunlardan fırsat bulduğumuzda yürüyor, yüzüyor ve o kumsallarda benim için çok öğretici olan sohbetler yapıyorduk.
1 Şubat 2026, Burak Süalp©
Bu yazının ilk sürümü 2020 yılında Sen ve Ben Dergi’de yayınlanmıştır.
Yorum gönder