Şimdi yükleniyor
Nina

Hoşçakal Nina

Haziran 2017 | Hayatımın en büyük dönüşümlerinden birini geçiriyordum. Hatta belki de birincisini. Yol hazırlıkları yaptığım o günlerde Nina’ya sevgili dostum, doktorum Reyhan Ünüvar sahip çıktı.

Nina’yı iki sene önce Tophane’de, Roma Parkı’ndan Cihangir Manavı’na çıkan sokakta bulmuştum. Çöpün yanında tek başına ve neredeyse ölü durumda bir yavruydu. Apar topar götürdüğüm veteriner yaşama şansının çok düşük olduğunu söylemişti. Ama vazgeçmedim, Nina da vazgeçmedi. Günlerce süren bir yoğun bakımla hayata tutundu.

Hoşçakal Nina!

Nina_cat-e1770026493461 Hoşçakal Nina

Nina, bir yaşında terasta boyundan büyük kuş avlamaya kalkınca beşinci kattan düşerek ikinci can hakkını da kullandı. İki gün sonra ağzı burnu kan ve yara-bere içinde bulabildim. Korkmayın, veterinerin olumsuz beklentisine rağmen bir kere daha yaşadı. Bu sefer daha yoğun bir bakım ve sevgiyle hayatta kalmayı başardı.

Sonra da evrildi, maymuna döndü, bir daha omuzumdan hiç inmedi. Şaka yapmıyorum, evde elektrikli süpürgeyle temizlik yaparken bile hep omuzumdaydı. Yola çıkmadan ona güvenli bir yuva bulmam ve hoşçakal Nina demem gerekiyordu.

Çok zorlansam da Nina’dan ayrılmam kaçınılmazdı. Kediler evlerine, eşyalarına, güvenli yaşam alanlarına çok bağlılar. Onu oradan oraya sürükleyemezdim, bu bencillik ve haksızlık olurdu. Sonunda o gün de geldi ve eskiden beri arkadaşlarım, yoldaşlarım Ayşegül’le Cihan, Nina’yı ailelerine aldılar, dördüncü çocukları yaptılar. Yıllar sonra doğal nedenlerle gözlerini hayata yuman Nina’ya kendi evlatları gibi baktıklarını biliyorum.

Arkadaş hadi artık, bir türlü çıkamadın şu yola demeyin.

İşten ayrıldığım, garantili hayatı geride bıraktığım gün kendi fişimi çektim, çıktım ben o yola. En yakınımdakiler bile görmüyordu ama sırtımda kanatlarım çoktan çıkmıştı.

Bu işin sonrası o kadar kolay olmuyormuş. Aranızda heveslenen varsa bir daha düşünsün, hemen yapmaya kalkışmasın diye anlatıyorum bunları.

Neyse, evi hazır hale getirince kiracı beklemeye başladım fakat karşıma çıkan kiracı adayları bir türlü içime sinmiyordu. Sonuçta tek düzenli gelirim bu kira olacaktı ve o zaman, o güvence olmadan yola çıkamazdım. Evimi güvenebileceğim, uzun süre kalacak birilerine teslim etmek istiyordum.

Bir dizi kiracı adayından sonra emlakçım bir gün benim yaşlarımda yabancı bir adam ve kurt köpeğiyle çıkageldi.

Guillermo ve Thera

Guillermo, Meksikalı, mimar, bir sene önce işi gücü bırakmış, “Walking for Humanity” adlı bir hareket başlatarak, köpeği Thera’yla birlikte önce Meksika’dan New York’a, sonra da Portekiz’den İstanbul’a yürümüşlerdi! Yürüyüşün amacını Facebook sayfasında şöyle tarif ediyordu:

“Walking for a more conscientious, all-connected world. Now on pilgrimage from Mexico to Istanbul, as an awareness campaign for Syria refugee crisis.”

(Daha vicdanlı, birbirine bağlı bir dünya için yürüyüş. Şimdi Suriye’deki mülteci krizi hakkında bir farkındalık yaratmak için Meksika’dan İstanbul’a hac yolunda.)

Kocaman bir kalp, muhteşem bir çaba, büyük bir özveri değil mi?

Bir yıl süren yürüyüşlerinden sonra Guillermo’nun İstanbul’da özel bir üniversitede ders verme olasılığı ortaya çıkmıştı ve bir sene burada kalacaktı. Görünüşü ürkütücü olmakla birlikte harika bir kurt köpeği olan Thera ile birlikte kalacakları bir ev arıyordu. Muhtemelen diğer ev sahipleri köpeği gördükleri anda hayır cevabını veriyorlardı.

Guillermo bana Thera’nın ne kadar eğitimli, zararsız, söz dinleyen bir köpek olduğunu anlatıyor ve beni ikna etmek istiyordu. Oysa buna hiç gerek yoktu. Evimi teslim etmek için, Meksika’daki mimarlık hayatını bırakıp hiç tanımadığı Suriyeli göçmenler için İstanbul’a yürüyen bir adam ve köpeğinden daha iyi kiracılar bulamazdım.

Kontratı hemen ertesi sabah yaptık. Bir günden kısa bir sürede kiracı olarak eve, dost olarak da hayatıma girmişlerdi.

Onlar eve girdi, ben sırt çantamı aldım, korkularımı Cihangir’de bıraktım, bir adım daha attım, evden çıktım.
 

1 Şubat 2026, Burak Süalp©

Bu yazının ilk sürümü 2020 yılında Sen ve Ben Dergi’de yayınlanmıştır.

Yorum gönder